Ege Akdeniz Rotamız Öneriler – Kamp Yerleri 2019 Ağustos

Bu yaşıma kadar (32) aklımda hep çadırla kamp atarak Akdeniz ve Ege kıyılarını gezmek vardı. Nihayet sevgili eşim Emral ile aklımdakini gerçekleştirme fırsatı bulabildim 🙂

Rotamıza Salda Gölü ile başladık.

Bu doğa harikasını ranta kurban gitmeden ziyaret etmek istedik. Kütahya tarafından Denizli istikametine navigasyon aracılığıyla yola çıktık. Doğa harikası bir çok yolu gerimizde bıraktık. Salda gölüne yaklaştıkça yollar bozulmaya başladı. Bozuk yol biraz can sıksa da sonunda ulaştığımız o muhteşem doğal güzellik can sıkıntımızı unutturdu.

Kütahya - Salda Gölü Rota

Göle ulaştığımızda o muhteşem beyaz kum ve turkuaz suya biz de şahit olduk. Burada gerçekten renkler böyle. Instagram filtresi değil!

Biraz yüzdükten sonra Kurşunlu şelalesine gitmek üzere ayrıldık. Saldanın suyu tenimiz ve saçlarımızda yumuşak bir his bıraktı 🙂

Kurşunlu şelalesine üçüncü gelişim.

Salda Gölü - Kurşunlu Şelalesi

Her gelişimde buraya hayran kalıyorum. Cennetten bir köşe gibi. Giriş ücreti yetişkin 8, öğrenci 4 tl (Ağustos 2019)

Bir sonraki durağımız Göynük kanyonu.

Yine doğası muhteşem başka bir yer daha. Buraya hem rahat yürüyebilinecek hem de kayalık zeminli doğal havuzlarda yüzebilmek için uygun bir terlik ya da ayakkabı giymek gerekiyor. Girişte yer alan doğal havuzlar haricinde 2 km yürüme mesafesinde kanyon bulunuyor. Eğer zaman ve enerjiniz varsa kanyona kadar yürümenizi tavsiye ederim. Yol boyunca iki adet çeşme ve tuvalet bulunuyor. Çok sıcak günlerde gidecek olursanız güneş için ekstra önlem almak gerekir.

Giriş kişi başı 9,5 tl.

Sonraki durağımız kamp da atacağımız yer Olimpos.

Antik şehrin yakınında Yalınayak Campingte şans eseri bir çadırlık yer bulduk. Şans eseri diyorum çünkü burası Olimpos’un en çok olumlu yorum alan kamping alanı. Kendi çadırınız yoksa glamping çadırları mevcut. Akşam yemeği ve kahvaltı dahil kişi başı 80 TL. Duş ve tuvalettleri çok temiz. Portakal ve mandalina ağaçları arasında nezih bir yer. Antik şehre çok yakın olması da cabası.

Yukarıdaki tüm aktiviteler tamamlamak bir günümüzü aldı. Olimposu iki ay önce antik şehir de dahil olmak üzere gezdiğimiz için burada çok fazla konaklamadık. Amacımız yol yorgunluğunu atmaktı. Bir gün içerisinde Salda Gölü, Kurşunlu Şelalesi ve Göynük Kanyonu yorucu oluyor.

Sonraki aktivitemiz Çıralı kalkışlı tekne turu.

Çıralı, Olimpos’a çok yakın. Bu sebeple harita paylaşmıyorum. Plajdan 10 dk yürüyerek Çıralıya geçilebiliyor. Araç ile gitmek isterseniz üst yola çıkıp tekrar virajlı yollardan Çıralı’ye inmeniz gerekiyor. Biz araçla bunu yaptık siz yapmayın 🙂

Burada daha önce Alibaba 2000den tur alıp çok memnun kalmıştık. Bayram yoğunluğundan burada yer bulamadık. Yanartaş tur ile tekne turuna çıktık. Çıralının korsan temalı en büyük teknesi. 106 kişilik. Çok kalabalıktı. 1 saat geç hareket etti. Yemekte sadece balık var. Tur fiyatı 80 tl. Bu detayları olumsuzluk görmeden keyif almaya baktık 🙂 Teknede içecekler pahalı olduğu için soğutucu çanta ile yanınızda içecek götürmenizde fayda var. Soğutucu çantalar Decathlon’da uygun fiyatlı satılıyor.

Olimpos – Çıralı Tekne Turu Akvaryum Koyu

Bir sonraki rotamız Göcek idi.

Arada 3.5 saatlik bir mesafe olduğundan ve havanın da kararmasından dolayı Göcek kampımızı Kalkan’da yaptık. Yol kenarında Kalkan kamping isimli bir kamp alanı bulduk. Kişi başı 35 tl istediler. Sahipleri çok şirin insanlar. Duş ve tuvalet sürekli temizleniyordu. Ortak kullanıma açık mutfak alanı bulunuyor. Biz gittiğimizde fazla kalabalık değildi. Tek dezavantajı yola yakın olması. Yoldan geçen araçların sesinden sık sık uyandık 🙁

Bu yol yorucu bir yol evet ama hayatımda gerçekleştirdiğim en güzel yolculuklardan birine de sahiplik yapmış bir yol burası. Bilenler bilir. Bu yol sahil şeridi boyunca keskin virajlarla dolu. Çoğu yerde en fazla 50- 60 km / saat hızla gidebiliyorsunuz. Gündüz seyri muhteşem. Yol boyunca çok güzel koylar, manzaralar görüyorsunuz. Bir kaç kez kontak kapatıp manzarayı izlediğimiz oldu. Hatta bazı koylara inip ayaklarımızı suya sokup yolumuza devam etmişliğimiz bile var. Bu yolda Olimpos Fethiye arası Demre, Kaş ve Patara gibi önemli yerlere mutlaka uğrayın. Batı Antalya’nın en güzel yerleri buralar. Ayrıca Likya uygularlığının da önemli şehirleri buralarda yer alıyor. Biz iki ay önce bu yerleri ziyaret ettiğimiz için pas geçtik.

Sabah erken saatlerde yola çıkıp saat 10’daki Göcek turumuza yetiştik. 1 ay önce TripAdvisorda en çok yorum alan Vira tur (Ali kaptan) ile tura çıkıp çok memnun kalmıştık. Daha önce görmediğimiz Göcek koylarını görmüştük. Hiç düşünmeden bu kez de tercihimiz Ali kaptandan yana oldu. Biraz tuzlu fiyatı (150 tl) ama olsun 🙂 

Yeni kamp yerimiz Köyceğiz gölü kenarında bulunan Akdeniz Camping.

1 saatlik yolculuktan sonra (Köyceğiz etabı muhteşem) Akdeniz Camping kamp alanına ulaştık. Tevfik abinin ailecek işlettiği çok güzel bir alan burası. Çadır başına 50 tl gibi cüzzi bir rakam alıyor. Duş ve tuvaletler çok temiz. Dip dibe çadır yok. Gayet sakin bir mekan. İşini severek yapan insanlar. Bu alanda çok keyif aldık. Akşam muhteşem bir kızıl ay manzarası vardı. Sabah ise gün doğumu tarifsizdi. Tarifsiz bir dinginlik…

Bir sonraki durağımız Yuvarlakçay. Burası bir vadi içerisinde akarsuyun olduğu doğal bir alan. Akarsuyun etrafında bir kaç işletme var. Bu işletmelerde suyun başında yemek/kahvaltı keyifli oluyor. Heleki sıcak bir günde suyun serinliği havayı da serinletiyor. Yüzmek isteyenler için yüzebilecekleri alanlar mevcut. Bu bölgede vaktiniz var ise Dalyan‘a uğramınızı tavsiye ederim. Bir ay önce ziyaret ettiğimiz için biz pas geçtik.

Yuvarlak Çay

Yuvarlakçay’dan sonra Akyaka’ya ulaştık.

Ulaşır ulaşmaz plajdan kalkan Azmak nehri turuna katıldık. Kişi başı 12.5 tl ve tur 20-25 dk sürüyor. Suyun berraklığı muhteşem. Özellikle ‘akvaryum’ denen kısımda tekne yavaşlatılıyor. Kesinlikle katılmanızı öneririm.

Konaklama için Akyaka merkeze 16 km uzaklıkta Bodrum istikametindeki Turnalı Campingi tercih ettik. Fazla kalabalık değil. Yol altında sakin bir koyda bulunuyor. Denizi güzel, şezlong var. Duşlarda sıcak su yok ve bir adet duş kabini var. Tuvaletlere kağıt konmuyor. Kişi başı 50 tl alıyorlar. Bu küçük olumsuzlukları saymazsak güzel diyebiliriz.

Ertesi gün Akyaka’da  Paradise9 ile tekne turuna katıldık. Kişi başı 60tl idi. Tersane koyu, Lacivert koy, Sedir adası, Gelibolu koyuna uğradık. Tur 10:30 da başlayıp 18:00 gibi sona erdi. Genel olarak memnun kaldık. Teknenin üst katında tente altı masalı oturma yerleri var. 2-3 gün önceden bu alanlara rezervasyon yaptırırsanız güneşten etkilenmezsiniz. 

Akyaka’dan ayrıldıktan sonra rotamızda bulunmayan Datça’ya uğradık.

Akyaka’dan yaklaşık 1 saat 45 dk sürdü. Mesudiye kapı yanı mevkiinde Kapıyanı Camping‘te konakladık. Çadır başına 70 TL alıyorlar. Tonton bir amcanın zeytinlik bahçesi. Sakin huzurlu bir yerdi. Kızılbük’e çok yakın bir konumda. Konakladığımızın ertesi günü Kızılbük’te denize girdik. Suyu çok güzeldi. Daha sonra Datça merkezden datça gazozu alarak Bodrum istikatemine yol aldık. Yol üzerinde Marmaris  Hisarönü civarında Kızkumu bulunuyor. Kızkumu’nda şerit halinde kum var. Su, sadece diz üstü bölgesine kadar yükseliyor. Oralara gitmişken Kızkumu’nda suyun üstünde bir yürüyelim dedik. Oldukça kalabalıktı. Daha sonra Bodrum istikatemetine devam ettik.

3,5 saatlik deniz kenarı ve dağ yolculuğu sonrasında Bodrum’a ulaştık.

Bodrum’da kişi başı 50 tlden Türkbükü’nde bulunan Begonvil Campingte kaldık. 

Bodrum’dan sonra Aydın  Doğanbey’e uğradık. Uzun ve geniş bir deltanın ardında uzanan taş evlerin olduğu eski bir köy burası. Doğanbey’den sonra Şirince’ye uğradık. Heryer kafe, restorant ve hediyelik eşya dükkanı dolmuş. Şarabımızı alıp ayrıldık. Bir sonraki durağımız Efes Antik Şehri oldu. Bu kültür turu içerisinde en etkileyici olanı Efes Antik Şehri idi! 

Sonraki rotamız kamp da yapacağımız yer olan Seferihisar/Sığacık idi.

Maalesef orman yangını vardı 🙁 Tüm Seferihisar’ın üstünü duman bulutu kamplamıştı. Sığacık limanına çok yakın olan Teos Sanat kampında çadırımızı kurduk. Çadır başına 50 tl alıyorlar. Duşları kötüydü. Onun dışında fena sayılmaz. Civarda alternatifi de yoktu zaten.

Sığacık’dan sonraki rotamız Eski Foça idi. Eski Foça’da denize girip biraz vakit geçirdikten sonra Dikili’ye geçtik.

Dikili’de,

Bademli’de yeralan Deniz Kampta çadırımızı kurduk. Adından da anlaşılabileceği gibi plajı olan bir kamp alanıydı. Neredeyse her çadıra elektrik ve buzdolabı düşüyordu. Kadın duşları fena olmamakla birlikte erkek duşları hem yetersiz hem de kötüydü. Bunun dışında Bademli civarındaki en iyi kamp alanı sanırım.  Kamp alanına kişi başı 35 TL ödedik.  Dikili’de ertisi güne tekne turuna çıktık. Güney kesimlerde yer alan tekne turu işletmeciliğine göre biraz daha amatör kalıyor Dikili. Marina kötü durumda. Kahvehane tarzı bir mekanın içerisinde masaların arasından geçerek teknelerin bulunduğu bölüme ulaşıyorsunuz. Otopark alanları kısıtlı. Tekne rotası fena değildi. Kalem adasını merak ediyorduk ancak özel mülk olduğu için karşısında yer alan başka bir adaya uğradık. Kumu beyazdı. Dolayısıyla turkuaz bir manzara karşıladı bizi. Genel olarak Dikili tekne turundan memnun kaldık diyebiliriz. Kalem adası dışında Akvaryum koyu, Hanımın koyu ve Ilıca koyu gibi turkuaz suların olduğu muhteşem koylara uğruyorsunuz.

Dikili’den sonraki rotamız Ayvalık ve Cunda idi. Bu rotada konaklamayı bir gece arkadaşımızın evinde gerçekleştirdik. Akşam Cunda adasında yürüyüş yaptık. Haddinden fazla kalabalıktı. Buraya gösterilen ilgilinin yarısı keşke Sığacık’a gösterilseymiş diye düşündük. 

Ayvalıktan sonra son rotamız Bozcaada idi.

Öğlen saatlerinde Ayvalık sarımsaklı plajından ayrılarak Bozcaada yoluna koyulduk. Tatil zamanı olmasına rağmen Bademli feribot iskelesi çok kalabalık değildi. Adaya ayak basar basmaz Bozcaada Camping kamp alanına çıktık. Kale ile arasında 6-7 kmlik bir yol var. Araçsız ulaşım biraz zor görünüyor. Kamp alanı genel olarak yeterli idi. Çadırımızı şans eseri çok da kalabalık olmayan bir alana kurduk. Kişi başı 45 TL ödedik. Duş ve tuvaletleri temizdi. Buz dolapları yeterli. Biz özellikle barını çok beğendik. Bozcaada 2 haftalık rotamızın son durağı idi. Artık eve dönüş vakti gelmişti. 2 gecelik konaklamadan sonra Çanakkale – Gelibolu -Edirne üzerinden İstanbul’a döndük.

Kapanış

Bu iki haftalık kıyı turu hayatımızın en iyi deneyimlerinden biriydi.

Sevgiyle kalın…

Be First to Comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.